Durma-Frenleme

Durma-Frenleme Nedir?

Bir çok sürücü durma ve fren yapma kurallarına
uymadığı için kaza yapmaktadır. Durma ve frenlemeye ilişkin bilgiler, güvenli
yolculuklar için yanı başımızda olmalıdır.

Durma, bir aracın fren sistemi kullanılarak hızının sıfırlanmasıdır.
Trafikte, yer ve konum değiştirmek için hareket haline geçmek, ne kadar sık
yapılan bir eylemse, durmakta bu hareketi sona erdirmek için o sıklıkla
başvurulan bir eylemdir.

Durma gereksinmesi, başlayan bir yolculuğu bitirmek,
için ya da hareket halindeyken güvenlik gerekçesiyle ortaya çıkar. Bu;
beklenmedik bir cismin, aracın önümüze çıkması ya da trafikte seyir halindeyken
trafik kural ve işaretlerine uymak nedeniyle olabilir.

Diğer bazı durumlarda ise, diğer yol kullanıcıların
(yaya-sürücü-yolcu) davranışları nedeniyle de `durmak´ kaçınılmaz ve ertelenmez
bir sonuç olabilir. İşte tüm bu nedenlerle, `aracınızı durdurmak´ zorunda
kalabilirsiniz. Durma eyleminde, hangi algılama-karar verme ve hareket etme
süreçlerinden geçildiğini biraz sonra konuşacağız.

Araçlardaki “güvenli bir fren sisteminden” beklenenler
şunlar olabilir: )

Taşıtı mümkün olan en kısa mesafede durdurabilmeli:
Aracınızın fren sistemi, verilen komuta uygun olarak çalışmalı ve hareketi
sonlandırabilmeli. Burada söz konusu olan, aynı hızda iki ayrı aracı
kıyaslayıp, daha kısa mesafede durabileni güvenli ilan etmek değildir. Gelişen
teknolojiler, aynı yol ve lastik şartlarında ve aynı hızda, frenleme mesafesini
kısaltan dikkate doğar bir avantaj yaratamamışlardır. Öyleyse belirtilen,
aracın fren sisteminin o şartlar altında kendisinden teknik olarak beklenen
performansı sergileyebilmesidir. Ancak bu şartlar altında, “güvenli fren
sistemi”nden söz etmek olasıdır

Taşıtı uygun bir ivmeyle (ivme yerine başka bir kelime
olabilir mi?) yavaşlatmalı: Kullanılmakta olan fren sistemlerinin temel işlevi,
istenen bir ivme seviyesi ile aracı kaydırmadan, yavaşlatarak durdurmaktır. Bu
değerler hafif araçlar (binek araçları) için minumum 5.8 m/sn², ağır taşıtlar
için 4.5 m/sn²´dir.

Park durumunda taşıtı sabitlemelidir: Bir taşıttaki
ikinci fren sistemi, el freni olarak bilinen park freni sistemidir. Park freni
bir taşıtı yaklaşık %16 eğimli yolda tutabilmelidir.

Frenlemeye
İlişkin Önemli Bilgiler

Bilindiği gibi, ayak ve el frenleri mekanik olup,
kural olarak arka tekerler üzerinde etkilidir. Yolculuk öncesinde ya da
yolculuk sırasında, aracınızdaki fren donanımıyla ilgili şu hususlara dikkat
etmek yararlı olacaktır:

Fren yağının seviyesi normal olmalıdır. Fren yağı
tüketilen bir şey değildir. Bir azalma olması, herhangi bir arıza olduğu
anlamına gelir.

Fren çubukları yüksek basınca dayanıklı olmalı ve sert
bir fren yapıldığında kırılmamalıdır.

Frenin basma noktası fazla düşük olmamalıdır. Eğer
fren pedalına, döşemeye doğru yarıdan fazla basabiliyorsan, fren tatminkar
değil demektir.

Pedalın seviyesi, kuvvetli bastığın halde daha aşağı
gitmemelidir. Eğer yavaş yavaş aşağı doğru gidiyorsa, sistem bir yerlerden yağ
kaçırıyor demektir.

Fren pedalında yaylanma hissedilmemelidir. Eğer, pedal
basma noktasında yaylanıyorsa, büyük olasılıkla fren sistemine hava girmiş
demektir.

Fren lambaları çalışır durumda olmalıdır. Yaptığınız
frenleme hareketinden, arkada sizi izleyen sürücüleri haberlendiren ilk şey
fren lambalarıdır. Bunların çalışmamasının, ne tür olumsuz sonuçlar
yaratacağını düşününüz.

El freni çalışır durumda olmalıdır. Yokuş bir yerde,
arabayı hareketsiz durdurabilmeli ya da el freni çekiliyken arabanın hareket
etmesini engelleyebilmelidir.

Frenlerin tekerler üzerindeki etkisi eşit olmalıdır.
Aksi takdirde, sert bir fren kaymaya neden olabilir.

Hava sıcaklığı sıfırın altında olduğu zaman, emin
olmak için frenleri düşük bir hızda (Örneğin 30 km/saat) denemek gerekir.
Ayrıca, araba yeni yıkanmış ve hemen ardından parka çekilmişse, balata ya da
kampana üzerinde rutubet ya da buzlanma olabileceğini düşünerek, frene deneme
için bir kaç kez basılmalıdır.

Fren denemesinin üç amacı bulunmaktadır:

Frenlerin tuttuğunu kontrol etmek,

Fren mesafesini kontrol etmek,

Frenlemede aracın yana çekmediğini kontrol etmek.

Fren denemesi yaparken arkada araba bulunmamasına özen
gösterilmelidir.

 Durma
Mesafesi

Durma mesafesi ya da “emniyetli durma mesafesi”, bir
aracın ve sürücüsünün, önünde beklenmedik bir gelişme olduğunda, durma için
gerekli olan mesafe olarak tanımlanır.

Bu mesafe, iki temel parçadan meydana gelir. Bunlar;
(1) Reaksiyon Mesafesi ve (2) Frenleme Mesafesidir. Bu iki mesafenin toplamı
“durma mesafesini” verir.

Reaksiyon mesafesi, durmayı gerektirecek bir
tehlikenin görülmesi, algılanması ve frene basılması anına kadar geçen sürede
kat edilen yola karşılık gelir. Reaksiyon mesafesi genel olarak üç şarta bağlı
olarak değişkenlik gösterebilir. Bunlar:

– Hız

– Sürücünün fiziki ve ruhsal durumu

– Sürücünün konsantrasyonudur.

Elbette, saydıklarımız içinde en önemlisi `hız´dır.
Hız tek başına, reaksiyon süresinde alınacak mesafeyi etkilediği gibi,
sürücünün durumu ve konsantrasyonunun getirebileceği kısıtları da daha da
olumsuzlaştırır.

Diğer yandan frenleme mesafesini de etkileyen
faktörler bulunmaktadır

Bunlar ;

– Hız

– Yolun eğimi,

– Yolun yüzeyi,

– Lastiklerin durumu gibi faktörlerdir.

Frenleme mesafesi, bu faktörlere bağlı olarak ifade
edilmektedir. Hiç şüphesiz, yine en önemli faktör “hız”dır. Çünkü, hızın ikiye
katlanması frenleme mesafesini tam dört kat artıracaktır. Bunları da, ileride
daha ayrıntılı konuşacağız. Diğer yandan, araç çeşitleri (binek aracı-ağır
taşıt) ve yükleme biçimlerinin de frenlemeyi etkilediği doğrudur.

 Reaksiyon
Mesafesini Etkileyen Faktörler

Hız, sürücünün ruhsal ve fiziksel durumu ile
konsantrasyonu ne ölçüde hızlı reaksiyon gösterebileceğimizi belirler. Haydi
birlikte reaksiyon mesafemizi inceleyelim.

Günün hangi saatinde araç kullanırken kendinizi daha
uyanık ve dikkatli hissediyorsunuz?

Reaksiyon Mesafesini etkileyen faktörleri, şimdi
sırasıyla konuşalım.

Reaksiyon mesafesini etkileyen üç faktör vardır.
Bunlar ;

Taşıtın hızı

Sürücünün yaşı

Trafiğe konsantrasyonudur

Hız: Basit bir hesaplamayla hızın etkisini anlatalım.
Ortalama reaksiyon süresi 1 saniye olarak alındığında, bu sürede kat edeceğiniz
mesafe, hızınız 36 km/saat ise 10 metre, 72 km/saat ise 20 metre olur. Ayrıca,
artan hızlarda sürücülerin algılama yeteneklerinde azalmalar olduğu ve hızın
ayrıca reaksiyon sürelerini de artırdığını söyleyebiliriz

Sürücünün fiziki ve ruhsal durumu: Sürücünün; yaşı,
yorgunluğu ve alkol vb. madde kullanıp kullanmamış olması reaksiyon süresini
etkileyecektir. Sanıldığının aksine, gençlerin çok erken reaksiyon vermesi buna
karşılık yaşlıların geç kalması bütünüyle doğru değildir. Çoğu kez, reaksiyon
trafikte deneyim ile ilgilidir. Bir şeyin görülmesi ne kadar önemliyse, onun
tehlike olarak algılanması ve durmaya karar verilmesi de en az onun kadar
önemlidir. İşte özellikle bu ikinci kısımda, deneyimli sürücülerin (35-55 Yaş)
daha kısa sürede algılama yaptıkları bir gerçektir. Durum ne olursa olsun, bu
sürenin 1 saniyeden kısa olması düşünülmemelidir. Yaşlılık, yorgunluk ve alkol
kullanımı gibi nedenlerle bu süre artmaktadır. Bütün bu süre artışları, mesafe
artışlarına neden olacaktır.

 

Konsantrasyon: Sürücünün
yola, yol çevresine ve trafik durumuna konsantre olması, reaksiyon süresini
etkileyecektir. Az önce, sürücünün durumuna bağlı olarak belirtilen durumlar,
elbette konsantrasyonu da olumlu ya da olumsuz etkileyecektir. Burada yeni
olarak belirtilecek konu, yol ve çevresinin etkisidir. Çok ışıklı ya da tersine
aydınlatmasız bir ortam sürücüyü görüş ve algılamada yanılgılara düşürecektir.
Karar verme süresinin uzaması, benzer şekilde, reaksiyon mesafesini
uzatacaktır.

 

Fren
Mesafesini Etkileyen Faktörler -1

“Frenleme mesafesi”, aracın frenleme sırasında aldığı
yola karşılık gelmektedir. Bu mesafeyi de etkileyen faktörler vardır.

Fren mesafesinin uzunluğu, aracın seyir anındaki
hızına, yolun yüzeyine, yolun eğimine, fren ve lastiklerin durumuna göre
değişir. Elbette, fren yapma biçiminizin de etkisi söz konusudur. Bunun etkisi,
direkt hesaplamaya alınabilecek bir etki değildir.

Ancak, hepimiz biliyoruz ki, pedala pompalayarak basma
ya da gaz pedalından ayağı çekip, sonradan frene basılması mesafeyi
etkileyecektir. Ancak bütün bunlar imkanınız olduğunda başvurabileceğiniz
güvenli önerilerdir.

Fren mesafenizi, en fazla etkileyen faktör, kuşkusuz
“hızınızdır”. Şimdi açıklayacağım üzere, bu etki çoğumuzun tahminlerinin de
üzerindedir. Hızınız 35 km/saat´den, 70 km/saat´e çıkardığınızda, yani ikiye
katladığınızda, fren mesafeniz önceki hızdaki mesafeye göre tam dört kat
artacaktır.

Hızınızı 35 km/saatten, 105 km/saate çıkardığınızda,
yani üçe katladığınızda, durma mesafesi bu kez, inanamayacaksınız, tam dokuz
misli artar.

 Fren
Mesafesini Etkileyen Faktörler-2

Yol yüzeyi durma mesafesini etkilemektedir.
Lastiklerinizle, yol yüzeyi arasında iyi bir tutuşun sağlanması önemlidir.
Örnek verecek olursak, kaymak asfalt diye belirttiğimiz “asfalt beton”
kaplamalı yollarda fren mesafesi, bizim kara yollarımız da daha sık
karşılaştığımız mıcırları üzerinde görülen-pürüzlü yüzeye sahip, “sathi
kaplama” yollardaki fren mesafesinden daha kısadır. Farkında mısınız, sürüş
kolaylığı, konfor her zaman lehimize sonuç vermiyor. Daha farklı yerlerde de
konuştuk, belki de konuşacağız, yol yüzeyinde su birikmesi, buz ya da kar
olması yine fren mesafesini uzatan faktörlerdir..

Be Sociable, Share!
Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın